DUYURULAR
İkinci şubemizi hizmetinize sunmuş bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.


Gelişen teknolojide son nokta: Dünya ile aynı anda Bakü'de.Göz kusurlarını düzeltmek için kullanılan laser tekniğinde, şimdi yepyeni bir teknoloji olan IntraLase LASIK uygulanarak, hastaların daha avantajlı tedavi olması sağlanıyor...
Göz Hastalıkları > Katarakt

Katarakt Ameliyatı Olmak Artık Çok Kolay

Katarakt gözümüzde normalde saydam olarak bulunan lensimizin, bulanıklaşmasıdır. Fotoğraf makinelerindeki optik komponentin kirlenmesi durumunda olduğu gibi, kataraktlı gözde de ışık göz içine giremeyecektir. Katarakt oluşumunun en sık sebebi yaşın ilerlemesidir. İleri yaşlarda nasıl saçlarımız beyazlaşıyorsa, gözün içindeki lensin protein yapısı da değişiklik gösterecek ve bulanıklaşacaktır. 52-64 yaş arasındakilerde yaklaşık %50 oranında katarakt gelişimi sözkonusudur. Katarakt erken yaşlarda da görülebilir. Bazı kataraktlar doğuştan meydana gelir. Bunun dışında travma, yoğun güneş ışığı ile uzun süre temas, toksik kimyasal maddeler, vücut metabolizma değişiklikleri yani diabet gibi sistemik hastalıklar ve ilaçlar (steroid, kortizonlu ilaçlar) katarakt gelişimini arttırır.
Katarakt ileri yaşlarda görülen en sık görme kaybı nedenleri arasında yer alır. Görme keskinliğinin azalması, kataraktlı hastalarda en sık rastlanan bulgudur. Görme düzeyindeki değişiklikler, kataraktın tipine gore farklılık gösterir. Kataraktlı hastalar sıklıkla ışık yansımalarından yakınırlar. Bu durumu genellikle kamaşma olarak tarif ederler. Çok aydınlık ortamlarda, güneş ışığında ciddi görme zaafı oluşturacak boyutta görme azalması olabilir. Kataraktın birkaç farklı tipi bulunur . Işık yansıması katarakt bulgularından birisidir, kataraktın her tipinde görülmez, özellikle kortikal ve arka kapsüller katarakt olarak adlandırılan lensin çevresinde katarakt oluşumu ile seyreden katarakt tiplerinde görülebilir.


Nükleer katarakt adı verilen merkezdeki lensin çekirdek bölümünün kalınlaşması ile seyreden katarakt tiplerinde değişen derecelerde miyopa kayış sözkonusudur. Giderek yakın okumada kullanılan gözlüklere ihtiyaç kalmayabilir. Yakın eskisinden daha net olarak görülür. Kataraktın birçok tipi mevcuttur. En sık rastlanan tipleri;

Subkapsüller katarakt: Bu katarakt tipinde lensin arkadaki kapsülünün merkezi bölümü ilk olarak etkilenir. Bu tip kataraktlarda uzak görme erken dönemde etkilenir ve görme keskinliğini en fazla bozan türdür. Yakın görme ise, çok daha fazla bozulur. Nükleer sklerotik kataraktlar da diğer bir katarakt tipidir. Yakın görme bu hastalarda eskisinden daha iyi hale gelebilir, ancak uzak görme ise, aşırı derecede bozulur. Bu grup hastalar miyopik gözlüklerden az da olsa faydalanabilirler.

Kortikal katarakt: Diğer bir katarakt tipi olan kortikal kataraktlarda ise, görme aksı tutuluncaya kadar görme keskinliği yeterli derecede kalır, katarakt çok ilerlediği zaman görmeyi olumsuz olarak etkilemeye başlar.

Katarakt operasyonu planlanan hastaların görme keskinlikleri değerlendirildikten sonra, ön segmet muayenesi yapılarak biometri adı verilen ölçüm uygulanır. Bu ölçüm ile göziçine yerleştirilmesi planlanan lense ait hesaplamalar yapılır. Biometri adı verilen bu ölçüm sonrasında gözbebekleri damla ile büyütülerek retina muayenesi yapılacaktır.

Hangi Hastalarda Katarakt Tedavi Edilmelidir ?
Katarakt tedavisindeki amaç, görmenin arttırılmasıdır ya da göze zarar verecek kadar çok ilerlemiş düzeylerdeki kataraktlarda gözde kalıcı hasarı engellemek amacı ile katarakt tedasi uygulanır. Görme keskinliğinin seviyesinden çok, hastanın hayatını etkileme düzeyine operasyon kararı verilir. Bazı hastalar kataraktları çok erken dönemde olsa bile, günlük hayatta çok fazla rahatsız olmaktadırlar. Bu tip kataraktlarda görme düzeyi çok etkileniyorsa, erken dönemde katarakt operasyonu önerilmektedir lens yumuşakken uygulandığı için çok daha da avantajlıdır.

Çok beklemiş olan, geç kalmış katarakt olgularında kataraktlı lens çok sertleşir ve operasyon biraz daha uzun sürebilir. Katarakt çok ilerlediği zaman gözde kalıcı hasar meydana gelme ihtimali vardır ki bunlar arasında glokom, lensin göziçine düşmesi ya da yer değiştirmesi, üveit gibi hastalıklar yer almaktadır. Artık bu dönemde katarakt ameliyatı uygulanmasında görme artışı ile birlikte esas hedef, gözün fazla kalıcı zarar görmesini engellemektir.

Katarakt gelişiminin durdurulması ya da geriye döndürülmesi tıbbi tedavi ile mümkün değildir. Katarakt tedavisinde uygulanacak tek tedavi yöntemi cerrahidir. Kataraktlı olan mevcut lens göziçinden alınarak yerin saydam mercek yerleştirilir. Kataraktın alınması için eskiden geleneksel olarak dikişli yöntem kullanılıyordu. Bu yöntemde operasyon daha uzun sürede tamamlanıyordu ve ameliyattan sonra batma yanma ve bulanık görme gibi şikayetler daha fazlaydı. Bu eski yöntemde tekrar dikişlerin alınması gerekmekteydi. Artık günümüzde modern yöntemler geliştirildi

Fakoemülsifikasyon denilen en modern katarakt cerrahisi yönteminde korneadan çok kısa bir kesiden göziçine aletler ile girilerek ultrason enerjisi ile lens çok minik parçalara ayrılarak vakumla çekilmektedir.Bu küçük kesi yerinden göziçine katlanabilir mercek yerleştirildikten sonra dikiş konulmadan operasyon tamamlanmaktadır. Fakoemülsifikasyon yöntemi, geniş bir kesi olmadığı ve kapalı sistemde çalışıldığı için erken dönemde görme düzeyini arttıran oldukça güvenli komplikasyonu çok az olan bir yöntemdir. Operasyon sonrası gözden tekrar dikiş alınması da sözkonusu değildir.

Korneadan elmas bıçak ile insizyon uygulanıyor. Korneadan girilerek lensin ön
kapsülü soyuluyor.
Gözün yandan görünümü, kataraktlı lens fako tipi ile emiliyor.

 

Kataraktlı lens alınarak göziçine saydam mercek yerleştirilmiş durumda.   Göz içine yerleştirilen mercek gözün ön bölümünde kapsül içine yerleştirilmiş olarak izleniyor.

 

Cerrahide standart olarak lokal anestezi uygulanmaktadır. Gözünüz uyuşturulduğu için operasyon sırasında birşey hissetmeyeceksiniz, belki gözünüze hafif dokunmaları hissedebilirsiniz. Operasyon kataraktınızın tipine göre, yaklaşık 5-10 dakika kadar sürmektedir. Bu süre içerisinde başınızı ya da gözünüzü hareket ettirmemeniz gerekmektedir. Fako cerrahisi sırasında standart olarak nabız ve tansiyon değerleriniz monitorize edilmektedir. Doktorunuz ile operasyon sırasında her an iletişim halinde olabilirsiniz.

Katarakt operasyonundan sonra ikinci defa katarakt gelişebilir mi ?
Mevcut kataraktlı lensiniz tamamen göziçinden alındığı için ikinci defa katarakt gelişimi kesinlikle sözkonusu değildir. Katarakt operasyonu sırasında kataraktlı lens alındıktan sonra ince bir zar içine mercek yerleştirilir. İşte bu ince zar tabakası operasyon sonrası dönemde kalınlaşabilir. Bu durum operasyonun gidişi ile ya da operasyon sırasında meydana gelen komplikasyon ile ilişkili değildir. Merceğin yerinde durmasını sağlayan zarın beyazlaşması yapısal olarak her gözde meydana gelebilir ancak genç yaş grubu, diabeti olan ve yukarıda bahsedilen psödoeksfoliasyonu olan hastalar bu zarın beyazlaşması açısından daha duyarlıdır. Böyle bir durumda tedavi ameliyat değildir. Saniyeler içerisinde biten laser (YAG laser ) uygulaması ile tamamen tedavi edilebilir.

Katarakt operasyonu öncesi ve sonrasında dikkat edilmasi gerekenler !

  • Aspirin ve benzeri ilaçlar ameliyattan 3 gün önce kesilmelidir.
  • Ameliyat sabahı kahvaltı edilebilir ancak çok ağır olmamalıdır.
  • Diabet, hipertansiyon, astım gibi sistemik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ameliyat günü kesilmemelidir. İnsülin dozuna, oral antidiabetik tedaviye, diete uymaya herzamanki gibi devam edilmelidir. Ameliyat günü sistemik olarak kullanılandığınız ilaçlarınızı yanınızda getirmenizde fayda vardır.
  • Ameliyat günü yüz iyice yıkanmalıdır ve makyaj yapmaktan, losyon ve parfüm kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Ameliyat sırasında üzerinizdeki kıyafetler değiştirilecektir, sterilite açısından size verilen ameliyat kıyafetleri giyilecektir.
  • Ameliyat bittikten kısa bir süre sonra evinize dönebilirsiniz doktorunuz sizi ilk 36 saat içinde tekrar muayeneye çağıracaktır. Eve yalnız dönülmemesi, araba kullanılmamasında fayda vardır.

 

Ameliyatım nasıl olacak ?

  • Ameliyat sırasında uyutulmayacağınız için heran doktorunuzla iletişim halinde olacaksınız, söylemek istediğiniz herhangi bir şey olursa doktorunuza o anda iletebilirsiniz.
  • Ameliyatınız dikişsiz yöntem olarak bilinen fako yöntemi ile gerçekleşecektir. Bu yöntem sayesinde erken dönemde görmeniz artacaktır ve dikişlerin tekrar alınması gibi bir durum sözkonusu olmayacaktır.
  • Ameliyat sırasında başınızı veya gözünüzü çok kısa bir süre için hareket ettirmemenizde fayda vardır.

Nasıl damla konulmalıdır ?

  • Damla konulmadan önce eller iyice yıkanmalıdır.
  • Ameliyat sonrası doktorunuz size 2 farklı damla kullanmanızı önerdiyse, heriki damla aynı anda damlatılmamalıdır, iki ilaç arasında etkileşim olabilir. Birinci damladan 15 dakika sonra diğer damla konulmalıdır. Damla konulmadan önce şişenin çalkalanmasında fayda vardır.
  • Damla koyarken yukarıya doğru bakılıp alt kapağınızı aşağıya doğru çekerek göz kapağının içine doğru, damlanın ucu göze değdirilmeden konulmalıdır.
  • Damlalara gündüz boyunca devam edilmelidir, gece uyurken kalkıp damla konulmasına gerek yoktur.
  • Size ek olarak bir şey söylenmediyse damlalarınızı 15 gün boyunca, size verilen saat tablosuna uygun olarak kullanmanız yeterli olacaktır.